Kumaşı
afişe çeviriyoruz
2016'dan beri Karaköy'deki küçük atölyemizde, her panoyu elle kesip dikiyor ve yapıştırıyoruz. Dijital baskı makineleri değil; makas, iğne ve çok sayıda deneme.
10 yıl, tek masa
Büyümek yerine her panoya daha çok vakit ayırmayı seçtik. Bu yüzden ayda yalnızca birkaç kurulum alıyoruz.
Panoyu asan eller
Üç kişilik çekirdek ekip; büyük kurulumlarda yanımıza iki montaj ustası katılır.
Selin Aydın
Mimar Sinan GSF Tekstil mezunu. 2016'da ilk nikah panosunu bir arkadaşının düğünü için yaptı; atölye o panodan doğdu. Kolaj kompozisyonu ve renk paletinden sorumlu.
Emre Çalışkan
14 yıl fuar standı montajından sonra Afişhane'ye katıldı. Dev panoların askı, taşıma ve mekân kurulumunu yürütür; her kurulumu kendisi dener.
Derya Kurt
Terzilikten gelen 9 yıllık el becerisi. Saten ve tül katmanlarının dikimi, kenar işçiliği ve ransom harf kesimleri onun imzasını taşır.
Üç malzeme, tek dil
Saten ışığı yakalar ve panoya derinlik verir; bu yüzden panonun arkasını her zaman saten foto-dokuyla kaplıyoruz. Tül, fotoğrafların ve yazıların üzerine sisli bir katman serer. Arşiv kalitesindeki afiş kağıdı ise ransom harfler ve retro plaka hissi için kesilir.
Hiçbir pano bir diğerinin kopyası değildir. Elde yapıldığı için küçük düzensizlikler kalır — ve biz bunu kusur değil imza sayıyoruz.
- Solmaya dayanıklı pigment mürekkep
- İç mekânda tekrar kullanılabilir askı sistemi
- Etkinlik sonrası rulo teslim seçeneği
Panodan kalan
★★★★★“İmza masasının arkasına kurdukları 4 metrelik pano gecenin en çok fotoğraflanan köşesi oldu. Saten katmanlar ışıkta inanılmaz duruyordu. Tek eksik, kurulum biraz geç başladı ama bitişe yetişti.”
Zeynep & Mert
★★★★★“Lansmanımız için marka renklerimizi kumaşa taşıdılar. Standart roll-up yerine gerçek bir sahne oldu; basın fotoğraflarının hepsinde panomuz vardı. Taslak sürecinde iki kez revize ettiler, hiç sorun çıkarmadılar.”
Kaan Toprak
★★★★★“Annemin 70. yaşı için fotoğraflı bir anı duvarı istedik. Eski aile fotoğraflarını tülün altına yerleştirmeleri çok dokunaklıydı. Panoyu rulo halinde eve getirdik, hâlâ salonda asılı.”
Elif Demirkan